Ressam Murat Tefek‘in “Maviyi Özlemek Üzerine Notlar” adını taşıyan kişisel sergisi 30 Nisan 2018 tarihine kadar Nişart Galeri Teşvikiye‘de görülebilir.
Genç sanatçı Murat Tefek, 1997 yılında Mersin Üniversitesi Güzel Sanatlar Fakültesi Resim Bölümü‘nü yetenek sınavında tam puan alarak birincilikle kazandı. Halen İstanbul‘da resim öğretmenliğine devam eden Tefek, bir taraftan da kendi atelyesinde sanat çalışmalarına devam ediyor.
Tefek, sanatını etkileyen isimleri şöyle anlatıyor :
“Beni ilk etkileyen Piet Mondrian‘nin basit çizgilerin oluşturduğu geometrik formlar ve şekillerin boyanmasıyla oluşturulan komposizyonların yarattığı etkili yalınlık, Klimnt‘in olağanüstü ifade gücü, Monet‘nin doğayı resimlerken gösterdiği ustalık, Giger‘in şiirselliği, renkte gerçek bir usta Giovanni B. Tiepolo, üniversite yıllarımda kahramanım S.Dali, Devrim Erbil, Nuri İyem, Neşet Günal ile güzel sanatlar fakültesinde atölye hocam Memduh Kuzay sanat serüvenimde benim de ifade dilimi oluşturmamda pay sahibi ustalarımdır”
Son kişisel sergisi, ”Maviyi Özlemek Üzerine Notlar”ı da anlatan Tefek, “Güncel hayatımızda nefes almaya çabaladığımız kentin bile mavisine özlem duyarak, kalabalıkların bizi sürüklediği yapayalnızlık, biçare sıkışmış, solmuş renklere dair ütopya, kitlesel kargaşanın yarattığı aklın, duyguların kapalı alanlarda hapsolmuşluk hissi, sanatsal üretimlerimin ön izlekleri ve ruhsal sorgulamaları olarak değerlendirilebilir” diyor.
Tefek‘in Mersin Güzel Sanatlar Fakültesi‘nde atölye hocası olan Memduh Kuzay ise genç sanatçıyı, “Her türlü güç koşullara rağmen, iki zor işi eğitimcilik ve sanat üretimini birlikte başarıyor. Çalışmalarında samimiyet ve tutkuyu net gözlemlediğim başarılı üretimler, ileride yakacağı meşaleyi bize şimdiden işaret ediyor” diye anlatıyor.
Murat Tefek parça-bütün, uzak- yakın, özgür-bağımlı , kargaşa- sükunet, parlak-solgun ikili etkileşimlerini sorguladığı, ilham aldığı işlerinde; yüzeyde devingen geometrik konfigürasyon, soyutlanmış peysajlarındaki nesnel değerler ağırlığından kurtarılmış, uçucu görünümlere ulaşıyor ve sonsuzluğu çağrıştıran öğeler ve kurgusal konstriksüyonlar ile dinamik akışı belirliyor.
Eserlerinde sanat anlayışına evrilen tüm denemelerin, kimi zaman sentezlenerek, kimi zaman ise geliştirel çözümlemelerine tanık oluyoruz. Sanatçı; gündelik hayatın nobranlığına göndermelerinde geometrik sistemler ağı örerken, farklı planlarda kültürel hafızanın estetik sükuneti ve derinliği adeta üst üste biner ve birleşerek aynı düzlemde eserlerine imza oluyor.
